Kategoriler

Bağlantılar

Son Yazılar

Reklamlar

Etiketler

çet ćhaт ćhaтadяєSi Şarkı Sözleri Şiirler aşk şiirleri Aşk Sözleri ask chat Chat Aşk chat adresi chatadresi Chat Haberleri chat odalari chat odası Fıkralar Futbol Güncel Haberler Güzel Sözler Karışık Haberler klip klip izle liderchat magazin haberleri Makaleler mIRC Mircindir Msn NickLeri Mustafa sandal mustafa sandal dinle mustafa sandal izle mustafa sandal video klipleri mustafa sandal videoları NukteLer sevgi sohbet sohbet odaları sohbet platform video video izle yıldız tilbe yıldız tilbe dinle yıldız tilbe izle yıldız tilbe video klipleri yıldız tilbe videoları

Arşivler

  • 16Mar

    Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

  • 13Mar

    diDiyabetin, damar duvarlarını direkt ve kan yağlarını ters yönde etkilemesi nedeniyle damar sertliğine yol açan en önemli faktörlerden biri olduğunu belirten uzmanlar, diyabetli hastaların kalp rahatsızlıklarına karşı tedbirli olmaları gerektiğini belirtiyor.

    Florence Nightingale Hastanesi doktorlarından Prof. Dr. Vedat Aytekin yaptığı açıklamada, diyabetli hastaların yüzde 70′e yakın kısmında damar sertliğine bağlı sorunlar bulunduğunu belirtti.

    Diyabetin ilk belirti göğüs ağrısı :

    Prof. Dr. Vedat Aytekin, şu bilgileri verdi:
    “Diyabetlilerin yüzde 70′e yakın kısmında damar sertliğine bağlı sorunlar bulunuyor. Kalp damarlarındaki daralma ve tıkanmalar, hastalarda çoğunlukla göğüs ağrısı şeklinde ortaya çıkıyor.

    Koroner damarlarda darlık oluşumunu kolaylaştıran risk faktörleri bulunuyor. Şeker hastalığı, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, kilo ve sigara kullanımı bunların başında geliyor.”

    Şeker tedavisi gecikmemeli :

    Koroner damar hastalarının yaklaşık yüzde 40′lık bir kesiminde diyabet ya da diyabete eğilim görülüyor.

    Diyabetli bir hastada var olan kalp damar tıkanıklığı, tedavi edilmediği ya da tedavide geç kalındığı takdirde, miyokard infarktüsü, kalp yetersizliği gibi sorunlar yaratabilir.

    Diyabetli koroner damar hastalarında, daralma ve tıkanmalar daha da inatçı olabilir. Darlıkların, kalp damarlarındaki yerleşim yeri ve derecesi yapılacak tedaviyi belirlemektedir.

    Yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen bu darlıkların tedavisi, balon anjioplasti ve stent uygulaması ile yapılabilir.

    Etiketler: , , , , , , , , , ,

  • 13Mar

    Sensizlik bir kadeh kırmızı şaraptır geceleri, içtikçe dilimdeki masallar kana bulanır. Ve yalnızlık sensizlik sandığım bir ölüm türü de değildir böyle zamanlarda, bilakis içi senle dolu bir yok oluş zamanadır. Yok oldukça kendime döndüğüm bir var oluş hali de olabilir tabii. Ah ki sensizlik, ne olursa olsun yalnızlığım kadardır. Ve öyle sanıldığı gibi yalnızlığa düşmez insan, yalnızlığa yükselir sensizken…


    Yalnızlık biraz da vazgeçmektir. Vazgeçilip gidilen evlerin duvarlarına sinmiş eski kiracıların hayatlarında saklıdır. O evlerin pencereleri dışardan çok içeriye kırıktır ve üzerlerinde çiçek işlemeleri olan kapılarında yanık sesli türkücüler çalar ısıtmak için kimsesizliğin soğukluğunu. İşte bu yüzden tarih resmi evrakların yalancılığında değil, terk edilmiş evlerin buram buram vazgeçilmişlik kokan yalnızlığında yazılıdır.

    Biraz sonradır yalnızlık. Sen gidip geldiğin zaman aradaki sensizlik görünümlü sendir. Bu yüzden en çok aşkta geçer yalnızlık. Âşıklar en çok yalnızlıkla öldürürler kendilerini, öldürüp bir bize doğarlar. Bu yüzden her aşkın ardında bir ölüm vardır. Ah ki aşk, yalnızlık kadardır…

    Etiketler: , , , , , , , , ,

  • 13Mar

    Allahü teâlâ, peygamberi Musa aleyhisselâma hitap edip :
    ” (Ey Musa! Filân mahallede, bizim dostlarımızdan biri vefât etti. Git onun işini gör. Sen gitmezsen, bizim rahmetimiz onun işini görür) buyurdu.
    Hazret-i Musa, emir olunduğu mahalleye gitti.
    Oradakilere:
    -Bu gece, burada, Allahü teâlânın dostlarından biri vefât etti mi? diye sorunca:
    -Ey Allahın peygamberi! Allahü teâlânın dostlarından hiç kimse vefât etmedi. Ama, filân evde zamanını kötülüklerle geçiren fâsık bir genç öldü. Fıskının çokluğundan, hiç kimse onu defnetmeye yanaşmıyor, dediler.
    Musa aleyhisselâm:
    -Ben onu arıyorum, buyurdu. Gösterdiler.
    Hazret-i Musa, o eve girdi. Rahmet meleklerini gördü.Ayakta durup, ellerinde rahmet tabakları olup, Allahü teâlânın rahmet ve lütfunu saçıyorlardı.Hazret-i Musa, yalvararak münacaat etti:
    -Ey Rabbim! sen buyurdun ki, o”"Benim dostumdur.”
    ” İnsanlar ise fâsık olduğuna şahitlik ediyorlar. Hikmeti nedir?
    Allahü teâlâ:
    (Ey Musa! İnsanların onun için fâsık demeleri doğrudur. Ama, günahından haberleri var, tövbesinden haberleri yok. Benim bu kulum, seher vakti, toprağa yuvarlandı ve tövbe etti. Bizim huzurumuza sığındı. Ben ki, Allah”ım! Onun sözünü ve tövbesini kabul ettim. Ona rahmet ettim ki, bu dergâhın ümitsizlik kapısı olmadığı anlaşılsın!) buyurdu.

    Etiketler: , , , , , , , ,

  • 13Mar

    Anneannesinin sözleri yankilandi kulaklarinda: “Oglum namaz hiç bu vakte birakilirmi?” .Anneannesinin yasi yetmise dayanmis, ama ezan okundugu vakit yerinden sıçrar, yaşindan beklenmeyecek bir hizla abdestini alir ve namazini kilardi.
    Kendisi ise, nefsini bir türlü yenemiyordu. Ne oluyorsa, hep… namaz son dakikalara kaliyor, bu sebeple namazini alelacele eda ediyordu. Bunu düsünerek kalkti yerinden, gözü saate kaydi. Yatsi ezaninin okunmasina on bes dakika kalmisti. Basini her iki yöne pismanlikla sallayarak, “Yine geciktirdim namazi.” dedi kendi kendine.
    Kivrak hareketlerle abdestini aldi ve daha elini yüzünü tam kurulamadan kendisini odasina atti. Mecburen, hizli hareketlerle namazi eda
    etti. Tesbihatini yaparken anneannesini düsünmeden edemedi. “Bu halimi görse, tatli-sert kizardi yine bana.” dedi. Çok seviyordu onu …Hele öyle bir namaz kilisi vardi ki, onu hep bir gökkusagi hayranligiyla seyrederdi. Namazda öyle bir mahviyeti vardi ki… hicabindan renkten renge girerdi.
    O gün aksama kadar derse girmisti. Müthis bir agirlik vardi üzerinde. Duasini yaparken, basini ellerinin arasina alip secdeye durdu. Namazdan sonra bir süre bu sekil tefekkür etmeyi severdi. Gözleri kapanir gibi oldu. “Ne kadar da yorulmusum.” dedi. Daldi gitti öylece….
    Kiyamet kopmustu. Mahseri bir kalabalik vardi. Her yön insanlarla doluydu. Kimi dona kalmis, hareketsiz bir sekilde etrafi izliyor; Kimi saga sola kosturuyor, kimisi de diz çökmüs, basi ellerinin arasinda bekliyordu. Yüregi yerinden firlayacak gibi atiyor, adeta kafesinden kurtulmaya çalisiyor,soguk soguk terler döküyordu. Hayattayken kiyamet, sorgu sual ve mizan hakkinda çok sey duymus ve ahiret hayati adina bu kavramlar kendisi için köse tasi olmuslardi. Ama mahser meydaninda ki ürperti, korku ve bekleyisin bu denli dehset verecegini düsünmemisti.
    Hesap ve sorgu devam ediyordu. Bu arada onun ismini de okudular. Hayretle bir saga, bir sola bakti. “Benim ismimi mi okudunuz?” dedi dudaklari titreyerek…..
    Kalabalik birden yarilmis, bir yol olmustu önünde. Iki kisi kollarina girdi. Mahser meydaninin vazifelileri olduklari belliydi. Kalabalik arasindan saskin bakislarla yürüdü. Merkezi bir yere gelmislerdi. Melekler her iki yanindan uzaklastilar. Basi önündeydi. Bütün hayati, bir film seridi gibi geçiyordu gözlerinin önünden….” Sükürler olsun ” dedi, kendi kendine ve devam etti; ” Gözlerimi dünyaya açtim,Hep hizmet eden insanlari gördüm. Babam sohbetlerden sohbetlere kosuyor, malini islam yolunda harciyordu. Annem eve gelen misafirleri agirliyor, yemek sofralarinin biri kalkip, bir yenisi kuruluyordu. Ben ise, hep bu yolda oldum. Insanlara hizmete çalistim. Onlara Allah”i anlattim. Namazimi kildim. Orucumu tuttum. Farz olan ne varsa yerine getirdim. Haramlardan kaçindim. “Kirpiklerinden asagi gözyaslari dökülürken, “Rabbimi seviyorum, en azindan sevdigimi zannediyorum.” Diyordu. Ama bir yandan da “O”nun için ne yapsam az, Cennet”i kazanmama yetmez.” Diye düsünüyordu.Tek siginagi Allah”in rahmetiydi.Hesap sürdükçe sürdü. Boncuk boncuk terliyordu. Sirilsiklam olmus, zangir zangir titriyordu. Gözleri terazinin ibresindeki neticeyi bekliyordu. Sonunda hüküm verilecekti. Vazifeli melekler ellerinde bir kagit, mahser meydaninda ki kalabaliga döndüler. Önce ismi okundu. Artik ayaklari tutmaz olmustu. Neredeyse yigilip kalacakti. Heyecandan gözlerini kapamis, okunacak hükme kulak kesilmisti.
    Mahseri kalabaliktan bir ugultu yükseldi. Kulaklari yanlis mi duyuyordu? Ismi cehennemlikler listesindeydi. Dizlerinin üstüne yigildi. Hayretten dona kalmisti.” Olamaaaazzzz ” diye bagirdi. Saga sola kosturdu. “Ben nasil Cehennemlik olurum? Hayatim boyunca hizmet eden insanlarla birlikte oldum. Onlarla beraber kosturdum. Hep rabbimi anlattim.” Diyordu.
    Gözleri saganak olmus, titrek vücudunu islatiyordu. Vazifeli iki melek kollarindan tuttu. Ayaklarini sürüyerek ve kalabaligi yararak alevleri göklere yükselen Cehennem\”e dogru yürümeye basladilar. Çirpiniyordu. Medet yok muydu? Bir yardim eden çikmayacak miydi?
    Dudaklarindan kelimeler kirik dökük, yalvarmayla karisik döküldü..”Hizmetlerim… Oruçlarim…. Okudugum Kur”anlar……Namazim….Hiçbiri beni kurtarmayacakmi?” diyordu. Bagira bagira yalvariyordu. Cehennem melekleri onu hiç sürüklemeye devam ettiler. Alevlere çok yaklasmislardi. Basini geriye çevirdi. Son çirpinislariydi.
    Resülullah, “Evinin önünde akan bir irmak içinde günde bes defa yikanan bir insani o irmak nasil temizler, günde bes vakit namazda insani günahlardan öyle temizler.” Buyuruyordu. “Oysa ki benim namazlarim da mi beni kurtarmayacak?” diye düsünüyordu.
    ” Namazlarim…..Namazlarim….Namazlarim.” diye diye hiçkirdi. Vazifeli melekler hiç durmadilar. Yürümeye devam ettiler; Cehennem çukurunun basina geldiler. Alevlerin harareti yüzünü yakiyordu. Son bir defa dönüp geriye bakti. Artik gözleri de kurumustu. Ümitleri sönmüstü. Basini öne egdi. Iki büklüm oldu.
    Kollarini sikan parmaklar çözüldü. Cehennem meleklerinden birisi onu itiverdi. Vücudunu birden bire havada buldu. Alevlere dogru düsüyordu. Tam bir iki metre düsmüstü ki, bir el kolundan tuttu.
    Basini kaldirdi. Yukariya bakti. Uzun beyaz sakalli bir ihtiyar onu düsmekten kurtarmisti. kendisini yukariya çekti. Üstündeki basindaki tozu silkerek ihtiyarin yüzüne bakti.
    “Siz de kimsiniz ?” dedi.Ihtiyar gülümsedi:
    ” Ben senin namazlarinim.”
    “Neden bu kadar geç kaldiniz ?Son anda yetistiniz. Neredeyse düsüyordum.”dedi….Ihtiyar yüzünü gererek, tekrar güldü; Basini salladi;
    ” Sen beni hep son anda yetistirirdin, …hatirladin mi?
    Secdeye kapandigi yerden basini kaldirdi. Kanter içinde kalmisti. Disaridan gelen sese kulak kabartti. Yatsi ezani okunuyordu. Ok gibi yerinden firladi. Abdest almaya gidiyordu.

    Etiketler: , , , , , , , ,

  • 12Mar

    *Dermanı olmayan dertlere düşsem de,her nefeste azar azar erisem de,bir ömür boyu sürünsem de seni sevmekten asla vazgeçmeyeceğim.

    *Ateşsen senle yanmaya,yağmursan seninle sel olup gitmeye,soğuksan ayazında üşümeye geldim..Senden mücevherler değil ufacık bir tebessüm almaya geldim..

    *Ölüm olsan korkusuzca sadece yanında olmak için ölürüm.Zaten sensiz yaşamıyorum,seninleyken ölmek daha güzel..

    *Uzatsan sen ellerini bende sıkı sıkı tutsam,mısraların içine senin adını yazsam her gün doya doya okusam seni.

    *Sen benim ilk göz ağrım,ilk sevdiğim,ilk aşkımsın.Sen benim son nefesim,son sözüm,son duam olacaksın..

    *Rüyalarıma girdiğin geceler açıyorum gözlerimi yeni güne yanımda sen varmışsın gibi.Her anımda her nefesimde her gülüşümde ruhumdasın.Seni seviyorum

    *Bu ruh bu beden de olduğu sürece seni unutmam.Çünkü unutamam..

    Etiketler: , , , , , , ,

  • 12Mar

    *Şu gerçek alemde kimseye bağlanamadım sanal aleme bağlandığım kadar.

    *Ağlıyorum sevgilim ağlıyorum,mutfakta soğan doğruyorum.

    *Sen ağlarsan bende üzülürüm,sen gülersen bende sevinirim kendini köprüden atsan ben gülmeye devam ederim.

    *Bana değer veriyor musun dedim babama veriyorum tabi dedi ne kadar veriyorsun dedim dünyalar kadar dedi şu dünyanın değerini sordum beş para etmez,iki paralık dünya dedi.

    *Muslukçu için bayram olduğu gün çeşmelerin bozulup akıttığı gündür.

    *Senin aşkın yalama olmuş bana yalanmamış aşk gerek.

    *Deniz mavi gök mavi senin seven enayi.

    *Aşk pamuk şekeri gibidir.İlk önce pamuk şekerini yersin,bitirdiğin an kazığa gelirsin.

    *Yap bir şekerli bir de sade haydi bana musade.

    *Sen benim için bittin artık gerçi artık gözümde bitte değilsin.

    Etiketler: , , , , , ,

  • 12Mar

    *Seni sevdim yıllardım sen seni seveni görmeyecek kadar körmüşsün,demek karşındaki de sana aşkını ilan edemeyecek kadar gururluymuş.

    *Ayrılmak bazen sevenlere iyi gelir,küçük sevgileri öldürürken büyük tutkulu aşkları güçlendirir

    *Seni gökteki yıldızlara benzetiyordum bir zamanlar beni bırakmadan bana kalleşlik etmeden önce sen benim gözümde yıldızlar kadar güzel ve ihtişamlıydım ama artık değilsin.

    *Geçen gün çiçekçide bir gül gördüm öyle ihtişamlı ve güzeldi ki diğerlerine taş çıkartacak cinsten,sanki en güzel benim diyordu o gülü senin için aldım ama senden güzel olduğu için değil seni görüp güzelliğin karşısında utansın diye.

    *Seni çok yanlış tanımışım bunca zamandır kalleş ve vefasız olduğunu bilseydim de seni tanımasaydım insanlar göründüğü gibi olmadığını bir kez daha anladım.

    Etiketler: , , , , , ,

  • 12Mar

    - Eğer birisi seni aldatmışsa bu onun suçudur. Eğer o kişi seni pek çok kere aldatmışsa bu senin suçundur.

    - Hesap görmek, hesap etmekten zordur yeğenim.

    - Değişmek zordur yeğenim ama bazen… Aynı adam olmak daha zordur… Hayat öyle yüklenir ki üstüne durduğun yerde çatır çatır çatırdarsın.

    - Bazen öyle acır ki için değiştin sanırsın şimdi dersin… Şimdi her şeyi yapabilirim…

    - Bazen hayat seni öyle zorlar ki yeğenim yolun başında kimdin…. Unutursun

    - Zorunu benden duy yeğenim, herkese yalan söylemen yetmez artık bundan böyle bir başına kalsan da artık kendin olamazsın…

    - Kaderimiz olan aşka değil de aşkıyla kaderimizi değiştirene içelim!

    Etiketler: , , , , , , , , ,

  • 12Mar

    *Ben, bir insanı sevme cesareti gösterdim; sen ise, bir insan olma cesaretini bile gösteremedin.

    *Kapının önünde aşk yapma aşkın gözü kördür ama komşularınki asla.

    *Kalbimde arama eski yerini sen gözümden akan sele karıştın.

    *Gözlerin gözlerime değdiğinde felaketim olurdu ağlardım.

    *Ne zaman ayrılık saati gelse, içimdeki güllerin boynu bükük bir zaman kalırım öylece. Neden sonra gittiğini anlarım içimde güller ağlar ben ağlarım..

    *Bir soluk kadar yakın, yıldızlar kadar uzak derler sevgi için. Uzanırsın yetişemezsin, yetişirsin dokunamazsın, dokunursun vazgeçemezsin, vazgeçersin ama unutamazsin.

    *Senin için yazdığım şiirlerin birinde bir mısrada gizlenen bir kelime olsam ve sen şiiri okurken beni söylediğinde tatlı dudaklarına konan öpücük olsam.

    *Yağmurlu bir günde sana koşar gelirsem ıslak saçlarımı düzelt, başımı omuzuna yasla nemli dudaklarımı dudaklarına ansızın değdir.

    *Masum ve üzgün bir çocuk gibi konusursam, anla sana muhtacım ver ellerini ellerime yalanda olsa “Seni seviyorum” de.

    *Hadi gökyüzünden senin için tuttuğum, üzerine tüm duygularımı yüklediğim yıldızı al, yüreğimden yüreğine yollar var, hadi benim için uzaklardan bir tebessüm yolla.

    *Duygular vardır anlatılmayan, sevgiler vardır kelimelere sığmayan, bakışlar vardır insanı ağlatan, insanlar vardir ki asla unutulmayan, işte sen de onlardansın.

    *Yaprak döken gençliğimin satır aralarında altı kırmızıyla çizilmis ve tırnak içine alinmış suskunluğumun baş harflerisin.

    Etiketler: , , , , , , ,

« Önceki Sayfa   

Son Yorumlar

  • o neydi öyle hepsi senin mi...
  • merhaba nasilsiz....
  • Tek kelime ile Mükemmel Teşekkürler Admin :)...
  • güzel bilgiler...
  • ezel izliyen sayisi artti bununda okuyanlar articakdir)...

mirc | Chat | Sohbet | Forum | Chat |