• 29Tem

    Delikanlı alaca karanlıkta yürürken, yumuşak bir
    şeye çarptığını fark
    etti.
    Eğildi baktı. Aman Allah ım!... Ayaklarının
    arasında, yuvasından ustalıkla
    sökülmüş bir kalp duruyordu. Tıpkı resimlerdeki gibi
    diri ve kanlıydı. Onu
    büyülenmişçesine avuçlarına aldığında, dehşetinden
    çıldıracak oldu.
    Kalp tıp tıp atıyordu. Ve sıcacıktı. Delikanlı,
    sanki ellerine yapışıp bir
    başka uzvu haline geliveren kalpten
    kurtulmak istiyor, fakat ne olduğunu bilmediği,
    kestiremediği duygular
    tarafından engelleniyordu. Bir müddet sonra
    sakinleştiğinde, onun sahibini
    bulmak için en yakındaki evin kapısını çaldı ve
    zincir aralığından bakan
    genç kıza:
    - Bu kalp sizin mi? diye sordu. Biraz önce buldum
    onu.
    Kız, mahcup bir ifadeyle;
    - Ben kalbimi, üç ay önce rastladığım bir vefasıza
    kaptırdım, dedi. Yandaki
    eve sorun, onların olabilir.
    Kızın gösterdiği ev, göz kamaştırıcı bir villaydı.
    Kapıyı açan
    hizmetkarlar, onu üst kata çıkartarak evin beyine
    götürdüler.
    Delikanlı, yumuşacık halıların üzerine damlayan
    kanları ayağıyla örtmeye
    çalışırken:
    - Bu kalp sizin mi acaba? diye sordu. Hala atıyor
    da...
    Beyefendi, ışıl ışıl parıldayan kristal kadehinden
    höpürtülü bir yudum
    çekerek:
    - Ben kalbimi dünyaya sattım, canikom, diye sırıttı.
    Komşu evde bir meczup
    var, o bilir sahibini.
    Delikanlı, hızla soğumaya başlayan ve atışları
    gittikçe yavaşlayan kalbi
    bitişik kulübedeki ihtiyara koşturarak:
    - Bu sizin mi? diye sordu. Çabuk olun, neredeyse
    duracak.
    Yaşlı adam, okumakta olduğu Kuran ı yavaşça
    kapatırken:
    - Ben kalbimi, her şeyimle Allah a verdim, evlad,
    diye gülümsedi.
    Elindekinin sahibini, neden gidip anne ve babana
    sormuyorsun?
    - Her ikisi de yaşlanıp bunadı, diye üfüldendi genç.
    Bir bebek gibi alaka
    görmek istediklerinden, üç gün önce kavga edip
    onları terk etmiştim.
    İhtiyar adam, büyük bir üzüntüyle:
    - Terk ettin ha..! diye mırıldandı. Terk ettin
    demek.
    Delikanlı, söylenenlere karşı kayıtsız görünüyordu.
    Oysa ki yaşlı adam,
    beklediği cevabı çoktan almıştı.
    Delikanlıya doğru emin adımlarla ilerledi ve iki
    eliyle kavradığı gömleğini
    bir hamlede yırtarak açıverdi. Delikanlının sol
    göğsünde, avuçlarında
    tuttuğu kalp büyüklüğünde kanlı
    bir boşluk vardı.

    Etiketler: , , , , ,

  • 29Tem

    Değişen ve sürekli gelişen yeni yüz ve arkadaşlıklarla herzaman ön planda olan

    www.LiderChat.Net sizleri bekliyor.

    Etiketler: , , , , ,

  • 25Tem

    Etiketler: , , ,

  • 21Tem

    Bir işadamı, oldukça yoğun ve yorucu geçen bir seneden sonra tatile çıkmaya karar verir. Eşi de kendisi gibi meşgul olduğu için birlikte tatil yapacakları bir dönem ayarlamak zor olur. İspanya kıyılarında bir otel bulur ve bulduğu ilk uçakla oraya gider. Otele yerleşirken bir aylık bir rezervasyon yaptırır. Bir hafta kadar güzelce tatil yaptıktan sonra, bir akşam yemeğinde garson kendisine bir mektup iletir. Mektubu okuyan işadamı, tatilini geçirdiği otelin yöneticisinin yanına gider. “Ne yazık ki tatil sona erdi…” Yönetici şaşırır ve üzülür. “Ama beyefendi, bir aylık rezervasyon yaptırmıştınız, ne oldu böyle aniden?” İşadamı çaresiz bakışlarla cevap verir: “Evet bir ay kalacağım, ama tatil bitti. Karım işinden izin almayı başarmış ve iki gün sonra burada olacakmış…”

    Etiketler: , ,

  • 20Tem

    özledim seni…
    ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir.
    beynimi uyuşturuyor özlemin…
    çok sık birlikte olmasak bile
    benimle olduğunu bilmenin
    bunca zamandır içimi ısıttığını
    yeni yeni anlıyorum.
    Yokluğun,
    Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sızı olmaktan çıkıp
    mütemadiyen bir boşluğa
    Sabahları seni okşayarak başlamaları
    aksamları her işi bir kenara koyup
    seninle baş başa konuşmaları özlüyorum;
    oynaşmalarımızı,
    yürüyüşlerimizi,
    sevimli haşarılığını,
    çocuksu küskünlüğünü…
    Nasılda serttin başkalarına karşı
    beni savunurken;
    ve ne kadar yumuşak
    bir çift kısık gözle kendini
    ellerimin okşayışına bırakırken
    Gitmeni asla istemediğim halde
    buna mecbur olduğunu görmek
    ve sana bunları söylemeden
    ”git artık” demek
    ”beni ne kadar çabuk unutursan,
    o kadar çabuk kavuşacaksın mutluluğa”
    demek sana nede zor…
    seni görmemek ve belki yıllar sonra
    karsılaştığımızda
    bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden…
    yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek…

    Etiketler: , , , , ,

  • 20Tem

    Şimdi git!
    Evet… evet…
    Asıl şimdi git!
    Tam da sana ihtiyacım olduğu anda,
    Tam da gözlerim gözlerine değeceği anda,
    Tam da ellerim ellerini tutacağı anda,
    Tam da sözlerim sözlerin olacağı anda,
    Zaten bunu bekliyordun
    Yalansa yalan de!
    Tam da bunu bekliyordun
    Belki unutmuşsundur diye hatırlatayım dedim
    Gitme zamanın geldi de geçiyor bile
    Oysa saat az önce beni sen geçiyordu
    Ondan da önce seni ben geçiyordu.
    Ta ki
    Üzerimizden hızla geçen umursamazlığı farkedene kadar
    Artık ne ben seni geçiyorum ne de sen beni geçiyorsun
    Artık sen benden geçiyorsun
    Ben de senden geçiyorum
    Hadi kalk
    Kalk ve git
    Kendini Yelkovana yasla beni de akrebe
    Sen benden uzaklaşırken ben kendimi kendi zehirimle etkisiz hale getiririm
    Ve sana söz
    Artık günde iki kere doğruları göstermekte yok.

    Etiketler: , , , , , , , , , ,

  • 19Tem

    Kaan BAYDAR – Bırakamadım Şiiri

    Şiir ve Seslendirme:  Kaan BAYDAR

    Etiketler: , , ,

  • 18Tem

    Siyahımsı bir ömrün grimsi avuntusuydun Sen…

    Bembeyaz olmanı istememiştim senden hiçbir zaman.
    Griliğinle güzeldin sen çünkü.
    Huysuz yanlarınla seviyordum ben seni…
    İnatçılığımı inatçılığınla uslandırmıştın.

    Sert bakışların korkuturdu beni hep.
    O halimi görünce güldüğünde bir oh çekerdim..

    Gülerdim…Gülerdik…

    Korkardım gideceğinden .

    Çünkü Sen grimsiydin bense siyah…

    Öyle anlamlanmıştım ki seninle…

    Uzaksın şimdi…

    Muzur yanını nasıl özledim bilsen…
    Durup durup gülümseyerek “Ben seni gerçekten çok seviyorum galiba” derdin ya hani.
    Galibasını hep görmezden gelirdim ben.
    Gülümserdim.

    Ben de seni galiba’sız…

    Galiba’sız seviyorum seni…

    Off…
    Bugün Sen oldu yine günümün adı.

    Yüreğimi tam oniki-den vurdu hayalin.

    Daldım gittim Sana..

    Tam tutuyorken ellerini…Kırmızı kadife kutuyu buldum ellerimde…

    Hani içinde o değerli notun bulunduğu.

    Hani yanımdan ayırmadığım…

    Hani bakıp bakıp yüreğime sardığım…

    Senden bir parça sanki…

    Bir off daha…

    Elime yüzüme bulaştırdım hayalini.
    Azıcık düşünecektim oysa…

    Zamanı sayamıyorum seni düşünürken…

    Çünkü ben seni çok seviyorum.

    Galiba’sız…

    Etiketler: , , , , , , , ,

  • 18Tem

    Öğretmen, öğrencilerin aklını karıştırmak için:
    - Çocuklar, demiş. Allah hepimizin cennete gitmesini istediği halde, neden bizi dünyaya göndermiş?
    Çocuklardan biri, soruya karşılık vermiş:
    - Öğretmenim, demiş. Şüphesiz ki siz bizim sınıf geçmemizi istiyorsunuz. O halde neden hepimize birer 10 vermeyip imtihan ediyorsunuz?..

    Etiketler: , , , , , , , ,

  • 18Tem

    İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için sevmekten korkuyor Sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için.Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.Duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için.Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğinin kıymetini bilmediği için.Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi birşey vermediği için.Ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için.

    Etiketler: , , , , ,

« Önceki Sayfa   

Son Yorumlar

  • güzel bilgiler...
  • ezel izliyen sayisi artti bununda okuyanlar articakdir)...

chat sayfalari | mirc | Chat | Sohbet | chat | sohbet | Chat |